Eleştiri

Tik Tak

Tik Tak

Kaybolmaya yüz tutmuş kelimelerim. Anlatmak istediğim sadece bir serzeniş ya da kanıksama değil belki de. Kaldırıp başımı bakıyorum yıldızlara, saymak istercesine tüm hikayeleri. Gelip geçen tüm zıtlıklara rağmen güç unsurunu haykırıyorum kendime her adımda. Belki bir boka yaramayan düşünceler kaleme alıyorum. Olsun, rahatlamaya ihtiyacımız olduğu varsayımı üzerine karalıyorum. Anlamlandırmaya çalışmaktansa sadece kelimeleri aktarma, aralarındaki bağı yakalama veyahut kendi içimde kaybolma yolculuğumda sırdaş edindiğim sizler.  Hatta benim yerime geçen bizler. Hatta ve hatta hepimizin ruhsal bunaltısının aynı metrekarelerde buluştuğu, koşuşturduğu, çarpıştığı ve kustuğu, yıkamadığı dört duvarını inşa etmekten kaçınıyorum. Bir konuyu açığa kavuşturma çabası içerisine girme tutkumu bir kenara bırakıp elleri bağlı, gözleri uzaklara dalmış bir mahkumun son nefesinde aklından hızlıca geçen kısacık yaşamını sorgulamak isteyebilirdim. Bunca karmaşanın ortasında kendimi boşluğa düşmüş, çaresiz hissettiğim bir anımda olmasaydım belki de. Tütünden sararan parmak uçlarım kaleme yaklaşırken içimde varoluşu sorgulamama yaklaşımı ve sınırsız seçenekler biriktirmiş gibiyim. Tik tak, tik tak akıp geçen zamana yetişemez olduğumda ya da daha doğrusu olduğumuzda, nefesimin içimden çıkmamaya uğraştığı, ciğerlerime kafa tuttuğu bir anda dans etmek istedim sadece. Kaybolmak istedim. Arzularımın peşinde topraktan süzülmek istedim. Ulaşılamaz olmak değil aslında, bir kaçışın simgesi olmak hiç değil belki de ama en azından dudaklarım celladım ile buluşurken güzel bir parça mırıldanmak istedim aslında. Tabii ki farkındayım akıp giden zaman içerisinde iş bulmamız lazım ya da para lazım diyebiliriz bu olaya. Alemler yaparken kendini gerçekleştirme arzusunun tahterevallinin diğer ucunda şaha kalkmış duruşuna karşı elimiz başımızda duruşumuza göz kırpıyorum. Monoton bir hayat korkusu sarmışken ruhumuzu dudaklarımızdan düşen çabalama mesajlarına aklım ermiyor. Gök gürültüsü sarmışken yaşantımızı sığınağımızdan kafamızı çıkarıp şehvet uyandıran yapıtlara göz atmak, yağmuru hissetmek neden bu kadar cazip gelir ki fani dünyamızda? Sorumun cevabını kendi içinizde yaşamaya alışmış olduğunuz daha doğrusu alıştırılmış olduğunuz trafikte düşünebilirsiniz. Kibirlenmek gibi değil aslında ama düşünebildiğimiz için çok şanslı olduğumuzu düşünen sadece ben olamam değil mi? Sustukça çoğalan başkalaşımlarımızda eserimizle mutlu olmaya mecbur hissetmiyoruz değil mi? Kendimi suçlu hissetmek istemediğim olayların hepsinde kolonların altında kaldım. Evet, geçmiş dönemde yaşadığım ya da yaşamaya mecbur bırakıldığım onca kesitin vicdan ya da kafama fazla geldiği dönemlerimi çoğunlukla yaşıyorum. Suçlu aramak bir sonuca ulaştırmaz beni ya da yaklaştırmaz uzaklıklarıma. Yanlış seçimlerim olduğunun farkındayım ancak seçimlerim olmasa ben şuan bu düşüncelerimi sizler ile paylaşıyor olamazdım. Kızdırdığım insanlar olduğunu bilmiyor muyum sizce? Tabii ki bildiğim onca vakti yaşarken doğru olanın benden uzakta olunması varsayımına öylece katlanmak kolay değil belki de. Ellerimi kendime defalarca kaldırdığımda sustum sadece. Yorgun sayılmam aslında devam eden bir yolun kenarında dinleniyorum sadece. Soğukların içinde yaktığım bir mum ile ısınmaya çabalıyorum/uz. Suçlu cümleler kurmaktan korku duyduğumu söyleyemem, farkına vardığınızda yaşadığınız şey benim için daha önemli. Büyük bir kısır döngüye merhabalarımız artıyor her geçen gün. Aynaya bak ve el salla kendine. Ya da sadece görmek istediğine, o hala orda iken…




3 Yorum

  • Uyum içerisinde bir yalnızlık aramaya gerek var mı? Bir anlam karmaşası eşiğinde uyumsuz bir hayal ürününe merhaba.

    2 ay önce
  • Şahsen çok ilham verici bir yazıydı.

    2 ay önce
  • “Gök gürültüsü sarmışken yaşantımızı sığınağımızdan kafamızı çıkarıp şehvet uyandıran yapıtlara göz atmak, yağmuru hissetmek neden bu kadar cazip gelir ki fani dünyamızda?”

    Bizi hayatta hissettiren şeylerin içine atlayıp üstümüzü başımızı bunlarla kirletmeyeceksek zaten anlamı yok yaşamanın.

    2 ay önce
  • Bi yoruma ne dersin ?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir