Edebiyat

Son

Son
Empyrium – The Days Before The Fall

– Göremezsin . – Ama ben görmek istiyorum . – Hayır bu kadar geniş göremezsin . – Evet göremem ama,bu hiç bir zaman görme istediğimi benden alamaz .Çünkü o tam burada .. – Dokunabilir misin ? – Bilmiyorum ama dokunmak istiyorum.. – Hissetmek istiyorum . – Sence bunu kollarım olmadan da yapabilir miyim ? – Neden yapamayacaksın ki. Sadece et ve kemikten mi ibaret olduğunu düşünüyorsun ? – Et ve kemiğin haricinde başka ne kirletebilir ki bu kadar ? Daha kirli olamam .. – Üzüldüm. Bilmiyor olmak seni ne hale getirmiş . Oysa eskiden böyle miydin… – ”Eskiden” Tam olarak ne zaman ? – Bilmiyorum .Şuan neredeyiz,hangi zaman da,hangi günde Paslanmış bir saatin hangi rakamının üzerindeyim bilmiyorum . – Bana söyler misin ? Bilmek istediklerime nasıl ulaşabilirim . – Benle konuş ? Hayır konuşamazsın çünkü ben duyamıyorum . – Hissedemiyorum ve göremiyorum .. – Bilmiyorum – Bilmiyor musun ? – Evet ama bilmek zorundayım. Peki nasıl bilebilirim ? – Dur biraz , sanırım ben bunu biliyorum . Evet evet biliyorum .. Bildiğimi biliyor olmam ve bildiğim hakkında bildiğimi düşündüğüm zaman aslında bunu yaşamış oluyorum . – Zaman işte tamda ”Bu an ” değil mi ? – Evet anımsıyorsun . Fakat şuan ki yokluğunun yanında o zaman ki varlığının detaylarını hatırladığını sanmıyorum. – Hatırlıyorum elim ve ayağım vardı. Ve görebiliyordum. – Peki ya başka ? – Dahası var mı ki ? – Evet sen şuan burada ki varlığını kanıtladın.Fakat senin daha önceden sahip olduğun özelliklerini bilmiyorsun.Çünkü hatırlamıyorsun . Hatırlasana duya biliyordun.. – Ne ? Duymak mı . O da ne ? – Bilmek istemezsin sandım . – Gel göstereyim . – Bu kalın ses ve ince ses mi ? Böyle bir şey hatırladım. – Hayır onun adı Klasik gitar ve Flüt .. – Ve Klavye .. – Varlığını kaybetmeden hemen önce gezegeninde bu çalıyordu . – Peki bunun bir adı var mı ? – ” The days before the fall ” – Vay canına ! Bir ömür bunla yaşayabilirim sanırım ne kadar güzel Ama bir şey var. Bir his.. – Nedir ? – Birilerinin gözlerinden damlalar akıyor. – Ama benim gözlerim yok ki.. – Hayır senin gözlerin var . – Evet evet benim gözlerim var ama burada değiller ki . – Evet öyle ama şuan olduğun zamanda da var .. – Hissedebilir miyim ki ? – Sadece düşün .. – Sanırım çok yorgunum . Acı sence bu olabilir mi ? Acının ne olduğunu nasıl anlayabilirim ki ? – Çok karanlık .. Acaba acı aydınlık mı ? – Göremiyorum ki – Yaşıyor muyum bilmiyorum .Bu durumda acının gerçek olduğunu nasıl bilebilirim ki ? Yaşadığımı bile bilmiyorken.. – Ben neredeyim .Sen kimsin ? Neden bu kadar karanlık ? – Aa bir surat . Kafasının üstünde gözleri var. Ve her yer mavi .. – Bak düşününce hatırladın görmeyi hatta detayları .Şekilleri renkleri . – Gördün mü her yerde mavi var . – Evet.Mavi beyazdan gelir. Beyaz her şeydir . Mavi en sevdiğidir . – Bu konuşmayı da yaptık galiba ? – Evet büyük bir bağlantıyı da kaybettikten sonra .. – Kader işte engelleyemiyor insan .. – Hala aynısın . Sadece kendini tekrar ediyorsun . – Ve hatırlayamıyorsun .Az kaldı zorla kendini . – Şu elindeki çiçek mor mu ? – Geri zekalı geriye gidiyorsun ilerle ! – Hayır bana bunu söyleyemezsin . Susmalı mıyım ? – Nasıl ya ? Bana hatırladığımı söyleyemezsin .. – Ben Oradaydım . – Gece. Büyük bir gece. Sesleri duyabiliyordum .. – Sana bu seslerin ne olduğunu sorduğumda bana gece yi dinle demiştin.. – Evet ben o gece dinledim.. Bir böcek karanlığın sessizliğini bölüyordu . Ve dere vardı . – Onu görmüştüm ..Maviydi . – Evet mavi hatırlıyorum . Sence bu hatırladığım zaman mı ? – O günün zamanını bilmiyorum . Ama düşünerek bulabilirim. Bilmem için düşünmem gerek. Evet Evet ne yapmıştım. O günü düşün .. Düşünmeliyim bilgiye ulaşmam gerek. – Küçük detaylar evet yoğunlaş. Yoğunlaşmam gerek .. – Hayır hayır nerede bunlar . – Baba Orada mısın ? – Bugün bana ne söylemiştin ? Hatırlamalıyım .Benimle konuş lütfen .. – Düşünmeliyim duymuş olmalıyım . Neden onu dinlemedim ki ..Şimdi duyamıyorum .O günde mi duymadım acaba ? Hayır hayır duymuş olmalıyım.. Lanet olsun o günü hatırlamam için duymam gerekiyordu .. – Ben dinlemedim mi Baba mı ? Duymadım mı ? – Hayır duymam gerekiyordu .Hatırlamam için lütfen duymuş olim . Başa dönmek istemiyorum . – Ben doğdum mu baba ? Neden duymadım neden ? – O günü hatırlayamazsam bilemem ..Düşünemem . Bilmiyorum .. – Evet Hatırlayamıyorum.. – Hani benim korkularım sizin paranoyalarınız olmuştu . Gerçek tam tersi iken benim korkularımın gerçekçiliğine inandınız. – Evet kaçıyorduk hepimiz .Fakat bu yanılsamayı çok sonra anladık . – Sonra tekrar içinde bulunduğunuz gerçeğe döndünüz ve devam ettiniz sonuna kadar . – Halbuki aldanmayıp beklemeyip daha erken bitirmiş olsaydınız kalkınca çok harika bir şey görecektiniz. – Aldanmanın halini gördün mü ? Acaba daha başka neler var .. – Aldanıp kaybettiğim nelerin var. – Düşün bakalım düşün .. – İstemiyorum artık . Yeterince yoruldum . – Buna bir son verilmeli böyle devam edemez. Bana yardım etmelisin. – Böyle devam etmesine nasıl izin verebilirsin ? – Düşünemiyorum . – Hatırlayamıyorum tek yaptığım bu .. – Bir dakika … – Bu ? – Evet sanırım gerçekten ”Bu”.. – Hayır ama nasıl düşünebilirim ki ? – Böyle bir şeyi hatırladığımı sanmıyorum .. – Düşün Düşün .. Cümleler . Hayır kelimeler . Çok karışık,ayırt edemiyorum .. Düşünmeliyim . – Düşünmeliyim ? – Ama nasıl olabilir ? Peki ya düşünce ? Var olmak . Ne diyorsun ? – Bir düşüncenin farkına nasıl varabilirim ki ? – Olamaz . Bu da ne ? – Sen . Sen o musun ? – Nasıl olabilir ki ? – Nasıl var olabilirsin ki ? – Sana diyorum . Cevap ver bana . – Nasıl var olabilirsin .. ? – Bunu bilmem gerekiyor . Yaşıyor muyum ölümüyüm sence ? Konuşsana.. Nasıl farkına vardın ? – Ben ” Bu ” muyum .. – Bu şekilde devam etmemeli . Buna bir son vermelisin. Var olabiliyorsan eğer bunu da başarabilirsin sanırım. – Hey . Orada kimse var mı ? – Neden susuyorsun .. – Lütfen bir sona nasıl ulaşabilirim .? – Düşünemiyorum .. – Burası çok sessiz ve karanlık . Siyaha soluyorum .. – Buna bir son vermelisin … Bu Son Yazımdır . Herkesin Kalemine Sağlık Dostlar ..




5 Yorum

  • Sorularda kendimi yaşadım be. Bi an için kendimle dertleştim. Hissettim her kelimeyi. Benliğimi çalmış kelimelerin ışığını hissettim. Bozmadım o büyülü geceyi. Kelimelerimi söndürdüm kül tablasında. Eyvallah Hu eyvallah…

    3 sene önce
    • Yazmaktan korkulan cümleler bunlar . Bu kadar düşüncenin içerisinde yaşlanmak ise beni ne ben yapabiliyor nede bir sona ulaştırabilir . Bu uzun bir çizgi sağı ve solu olmayan inişli ve çıkışlı ne ölebiliyorsun nede yaşıyabiliyor ne bir lanet nede bir keramet bunun bir ismi yok sadece hissedebilirsin onuda yarım yamalak

      3 sene önce
  • Bütün bunlar bir ekranda doğdu. Hiç kimsenin kulaklarından geçmedi. Ve bir ekranda ölüyor. Böyle olacağını düşünmemiştim.

    3 sene önce
    • İçimde sanki yatalak bir hasta var ve hep aynı şeyi tekrar ediyor. Öldür Beni Öldür Beni Öldür Beni Öldür Beni Öldür Beni .. çok yoruldum artık

      3 sene önce
      • Damarlarımda akan kan aynı tütün sarmaktan elleri sarılı yaşlı bi dayı gibi. Ciğerlerini teslim ettiği nikotinin verdiği o bıyıklardaki sarılık gibi. O sarılık kadar keskin ve yorgun. Bi kaçış yolum yok. Kendim ve o sigara dumanıyla başbaşayım ve daha nice yorgunluklara selam çakıyorum…

        3 sene önce

    Bi yoruma ne dersin ?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir