Genel, Kurgu

Boyut : Bölüm 1

Boyut : Bölüm 1

Dolunay Gökte

Dolunay Gökte

    O gün herkes her şeyinden bir parça kaybetmişti. Belki savaşı kazandılar fakat, kaybettiklerine değer miydi? Kim bilir...

  O gün Boyutun gördüğü en kanlı gündü. Gökyüzünde kocaman dolunay, ihtişamlıydı. Karanlığı aydınlatan ay, yeryüzünü siyah beyaz yapmıştı. Etrafa saçılmış kanlar o kadar vahşi görünmüyor aksine fantastik bir hava katıyordu.

                                                                              • • •

  Evet bugün hiç birimiz mutlu değiliz. Dostlarımızı kaybettik, ailemizi, sevdiklerimizi... Yeni gün artık bizim için daha iyi doğmaktan yoksundu. Diğerleri bilmez ama biz dünyayı kurtarmıştık. Hoş, kurtardıklarımız bizi tanımasa da, daha rahat uyuyabilirler artık...

  Az ilerde Kuvars bir sigara yaktı. Ay ışığında savrulan dumanları güzel görünüyordu. Vücudunun yarısı açıktaydı, parçalanmış kıyafetleri yaralarını görünür kılıyordu. Yüzünde buruk bir gülümseme ile sigarasından bir nefes daha aldı ve üfleyerek kolyesine baktı. Gururluydu. Ailesi'nin ve sevgili dostu Kurtbey’in katillerini yok etmişti. Verdiği sözleri tutabilmişti, inancı eskisinden daha kuvvetliydi. Artık onuru ile yaşayacaktı bunu hissedebiliyordum. Zamandan ne kadarını pay etmiş olabileceğini düşünüyorum da, ilk karşılaştığım, sadece hırsı ile hareket o çocuk değildi, büyük bir adamdı artık.

                                                                              • • •

   Rüyalarda görülebilecek kadar ihtişamlı kutlamalar bizi beklemiyordu. Çünkü kutlamalar sevdiklerimizle daha mümkündü. Bu sıradan günlerden daha farklıydı. Kendimi hiç olmadığım kadar değersiz hissettiğim bu günde, yanımda bir tek ölen dostlarımızın yüreğini hissedebiliyordum. Birde Melissa'nın kalbinden yansıtırcasına gülümseyen bakışlarını. Her ne olursa olsun bana baktığını ve gülümsediğini bildiğim bir kadın vardı yanımda. Bu beni bir hayli rahatlatıyordu. Sanırım onunla ölene dek birlikte olacaktık. Bu maceradan bana kalan miras oydu. En değerlim beni hep korudu ve sevdi. 

    Bana yaklaştı, ellerini usulca uzattı ve yanağıma koydu. Benim bitkin vücudum bu dokunuşla canlanırken gözleri gözlerimdeydi. Gözlerimden yaşlar süzülerek ellerine değdi. Merhametli bakışları ellerine değen gözyaşlarıma kaydı. Kendimi tutamıyordum, bunca yaşanan o iğrenç olaylardan sonra siyah gözleri ile bana bakıyordu yine. Benim canım, karşımda, dimdik ayakta ve yine beni avutan o bakışlar... 'Yeşil Rüzgarlı çocuk, yaşadığın için sana teşekkür ederim ' dedi. Ben ona aşağıdan bakarken siyah gözlerinden birkaç  damla yaş aktı yüzüme. Gözyaşları benimkilere karışmıştı. İçimden ona sarılmak ve hiç bırakmamak geldi. Ayağa kalmak gibi bir zaman kaybını göze alamadım ve olduğum yerde onun beline sarıldım, başımı karnına bastırdım. Kalbinin ritmini ilk defa bu kadar yakından duydum, ona söyleyemediğim tüm hislerimi gözyaşlarımın ıslaklığı ile anlatmıştım. Elleri, karnına bastırdığım başımı sardığında itirafıma tüm sevgisi ile karşılık verdiğini tam manası ile anladım.    

                                                                              • • •

  Aylar sonra Boyuttaki dostlarımla gerçek dünyadaki buluşma yerimize gelmiştim... Gördüğüm yüzler gerçektiler. Hiç olmadığı kadar canlı. Herkes, beni bekliyormuşçasına yüzlerini kapıya döndü. Aralarında tanımadığım yüzler de vardı, eksik yüzlerde… Kalbim kırıldı eksikleri göremeyince, son bir kez daha görmeyi isterdim yüzlerini.

      Aradan aylar geçmişti ben ise yaşayan dostlarımla yüzleşecek cesareti ancak toplayabilmiştim. Yoksa toplayamadım mı?Geriye doğru adımımı atarken ensemden bir ses ‘ Yoksa kaybettiklerinden daha mı değersiziz seni korkak ! ‘ arkamdaki ses Adam’ındı. Yavaşta döndüm, yüz yüze gelmiştik. Yine babacan ve bilge bir bakışla ilerde, hemen barın önünde bana ayrıldığını tahmin ettiğim tabureyi gösterdi. Ben tabureme doğru yol alırken, sol elindeki kadehini kaldırdı ‘ Yeşil Rüzgar’da aramıza katıldığına göre partimize başlayabiliriz. Dostlarım, kaybettiklerimiz bizi böyle mutsuz görmek istemezdi.’ O sırada herkes birbirine bakıyordu. Derin bir sessizlik, yas tutarcasına. Adam’ın ciddi bakışları salondaki diğer gözlerden sonra benimkilerle buluştu. ‘ Onların feda ettikleri karşılığında kazanılan bu yeni dünyayı hep birlikte koruyacağız. ‘ biraz bekledi. Sessizlik devam ediyordu. Gözlerinden ışıltılar yayarak devam etti ‘ Ve onlar için yaşamaya devam edeceğiz ! ‘ dedi. Son söylediklerini söylerken, sesindeki vefa hissiyatı herkesi derinden etkiledi. Herkes kadehini en yükseğe kaldırma yarışına girmişti resmen. Ben de kaldırdım buzlu viskimi en yükseğe. Onların yasını fazlası ile tutmuştum, artık yeni dünyaya bir şeyler katmam gerekiyordu. Kim, hala arkadaşlarının yasını tutan bir korkağın peşinden giderdi ki ?

Devam edecek...    

     

Etiketler :
Okunma : 406
Paylaş : Face Tweetle Pinle Whatsapp
Yazar Hakkında -
← « l » →
Gönderiyi beğendin mi? Çayla!

unliked


8 Yorum

  • Profil Fotoğrafı

    Yazmaya değer bir olay örgüsü var gibi okuyucuyu dışarı fazla atmadan olayın içine soksan daha iyi olacak gibi kardeşim . Olayın başlangıcını bekliyorum.

    2 sene önce
  • machodolar

    Devamını bekliyoruz. Olayın ana karakterini ara sıra flashbackler içine sokarak olayın geçmişi hakkında bilgi verebilirsin. Eline koluna sağlık

    2 sene önce
    • uykucuKuzgun

      Teşekkürler. flashbackler ve karakter tanıtımları üzerinde çalışıyorum 🙂

      2 sene önce
  • Profil Fotoğrafı

    knk o memlekette yas süresi niye o kadar uzun bir de abdüle katılıyorum ara ara flashbackler iyi gelir parağraf aralarındaki soru işaretlerini azaltır. devamını bekliyorum eline sağlk

    2 sene önce
  • Profil Fotoğrafı

    Ülkemizde Fantastik Edebiyata yeterince yer verilmiyor. Böyle hikayeler görmek sevindirici.

    2 sene önce
  • Bi yoruma ne dersin ?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir