Genel

Özgürlüğe varırken

Özgürlüğe varırken

Hava gri yine bugün. Yaz mevsiminin insanı bunaltıp artık zihinsel hiçbir aktiviteye meyledemeyecek bir hale getiren sarı sıcağı yok henüz. Bir de dışarıda gün ışığı olmamasının benim üzerimde farklı bir etkisi daha var. Evin içine kapanmışken insanın düşünce yolu ile kafasında yaptığı yolculuklara daha elverişli olmamı sağlıyor. Küçükken de böyleydim ben. Buna ilk sebebiyet veren şeyi hatırlamıyorum ama soba ile ısınan evimizin 55 ekran tüplü televizyonunda, yine böyle gri bir gökyüzü yukarıdayken bir şarkı çalıyordu. O an duyduğum huzur o anın sadece ufak bir parçasıydı. Şarkının klibini izlerken kafamda çoktan yola çıkmış, bulunduğum ortamı terketmiştim. Bunun hazzını hiç unutmadığım için sanırım o an ki şartları sağlayan şeylere büyük bir sevgi besliyorum. Oysa yaz mevsimi öyle mi? Terlemek için hareket etmenize, merdivenden yukarı yük taşımanıza gerek yok. Ter kokunuzu duyduktan sonra kendinden geçen sivrisineklere karşı uygulamaya koyacağınız sistematik bir katliam planınız yoksa işiniz zor. Sıcağa ve ona sebebiyet veren veya vermiş olması muhtemel her şeye küfretmekten dolayı yaptığınız işin verimsiz olmasına değinmiyorum bile.

Bu gri havalarda sizi kendi kabilelerinden "onlardan" olmadığınız gerekçesiyle kovanlara karşı yöneldiğiniz benliğinizin kapısından girdiğinizde kocaman bir dünya ile karşılaşma ihtimaliniz artıyor. İnsani ilişkilerin cıvıklığının artık anlamını tamamen değiştirdiği bir takım kavramların özleri ile içli dışlı olduğunuzda, kendinize ve dünyaya artık daha objektif bakabiliyorsunuz. Bu kabullenme sizi gerçeklerin acı olan kısımlarından zedelenme imkanı olmayan birine dönüştürebiliyor. Bu gri havalarda solan renkler size bir gün bütün renklerinizin solacağını ve nereye gittiği meçhul bir karanlığa düşeceğinizi hatırlatırken, serin havada iyi gittiğini düşündüğünüz çayın sıcaklığı hâlâ hayatta olduğunuzu ve görülecek başka renklerin halen mevcut olduğunu hatırlatabiliyor. Yok olup gidecek bir canlı olmayı kendilerine yediremeyecek kadar kibre bulanmış ama dışarıya münzevi görünen paranoyak sofuların karanlık dünyasını daha rahat görmenize sebep olabiliyor bu gri havalar.

Yanımda oluşunun ilk defa bende büyük heyecan yarattığı zamanlardı bu gri havalar. Karamelli çikolatadan kalorisi yüksek diye uzak durmak yerine bölüşüp yediğimiz günlerdi. Birbirimiz aracılığıyla kendimize ve etrafa dair farklı şeyler keşfettiğimiz zamanlardı. Şu an ise bir zamanlar yaşadığımız o güzel şeyleri bizim yerimize yaşaması için kafamda başka varlıklar yaratıyorum hep. Onlara güç veren şey zamanın bir yerinde halen devam eden bazı hayatlar iken, motorlarını ateşleyen şey ise gerek sevdiğim bir dostumun bana önerdiği gerek kendimin keşfettiği nağmeler oluyor.



- Parasıyla değil mi kardeşim?

Henüz yorum eklenmemiş. Bi yorum atmaya ne dersin?

Bi yoruma ne dersin ?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir