Deneme & Hikaye

Aralık İzi

Aralık İzi

Yağmur yağıyodu. Kulaklığı anahtarı alıp çıkmıştım dışarı. Yağmurda yürümek mutlu ediyor insanı. Ne zaman yürümeye çıksam ayaklarım beni hep yazdığım duvar yazısının oraya götürürdü. Evet evet duvar yazısı dedim bundan yaklaşık bi yıl önce sokaklarda sprey boya ile yazı yazacak bi duvar arayıp sonunda bulmuştum ve yazmıştım da.

Tam karşısında erik ağacı ve önünde bi duvar vardı. Kendimi tam da bu ağacın altında bu duvarda otururken buluyordum hep. İnsan kendini nereye ait hissederse orada bulurmuş ondan galiba. Müzik dinleyip düşünür otururdum bazen saatlerce hiç kalkmadan. Bağ kurduğumu hissederdim burasıyla. İnsanlardan kaçmak içinde ideal bir yerdi. Aralığın sonlarıydı yine oraya gitmiştim. Bi gün sonra yeni bi yaşa girecektim. Düşünmek gözlerimi kapatıp durup ruhumu dinlemek istiyodum. Çünkü değiştirmem gereken şeyler vardı hayatım roaller coaster gibiydi bir mucizeye ihtiyacım vardı.

Bir gün sonra sabah telefonuma gelen  mesajlara bakarken aralarında hiç tanımadığım birinden bir doğum günü mesajı geldiğini fark ettim. Biraz merak biraz heyecanla hemen açıp okudum. Biraz uzundu mesajın başını bulamadım. Uyku sersemi sadece okumakla kaldım. Kalkıp okula gittim akşam derse girdim bahçede dolandım kahve içtim ama hala ne yazacağımı bulamadım ha cevap yazmalı mıydım bu mesaja onu da bilmiyodum.

Kaldığım yere geldim terasa çıktım ve bi cevap yazmaya karar verdim. Hiç tanımadığım birisiyle konuşacak olmanın bi tereddüdü vardı üzerimde ama o kadar güzel bi mesajdı ki kötü birisi olamazdı bunu yazan beni tanıyan birisi yazsa yine böyle hisseder miydim bilmiyorum. Bende bi cevap yazmak istedim yazdım da. Çünkü hayatım boyunca aldığım en güzel doğum günü mesajıydı. Beklediğim mucizenin bu olduğuna inandım içten içe.

Ruhu alınmış ama hala yaşamaya devam eden insanlar gibiyken bi insanın hem de hiç tanımadığınız bir insanın gelip yaşamınıza dokunması tek bir mesajı mucizevi gibi bişeydir. Tam tersi de olabilirdi ama ben şanslıydım güzel bir insanla tanışmıştım. Sizi bir noktadan alıp bambaşka bir noktaya bırakan bi insanla. O mesajdan sonra ne mi oldu konuşmaya başladık ve devam da ettik. Hala da konuşuyoruz  yaklaşık üç yıl oldu sanırım. Bundan sonrası bi bilinmezdir elbette. Ben hayatımın bu noktadan sonra bambaşka bi yere geldiğine inandım. Ha bu sandığınız gibi bi hikaye değil bu adını koyamadığımız güzel bir hikaye sadece. Filmden ya da bi kitaptan alıntı da değil. Bu gerçek bi hikaye. O gün de olsaydım şunları da yazardım o mesajın devamına;

Ben sana ne yaptım bilemem ama sen geldin kalbimi açtın şifalandırdın ve geri kapattın. Bir insanın ruhuna dokunmak tam da böyle bir şeydi. Bir yerlerde hiç tanımadığım görmediğim sesini dahi duymadığım birisi beni herkesten çok daha iyi anlıyodu bana herkesten çok inanıyodu. Belki anlatacak belki yazacak güzel bir hikayem vardı artık. Dünyada kaç kişinin başına geliyodu ki böyle bi şey.

Şu tılsım gibi şeyi anlatmamam gerekiyodu belki. Kimine anlamsız kimine tuhaf gelecek. Ama en son görüşmemizde bu hikayeyi bi yerde yazacağımı söylemiştim ona. Neden anlattığımın sebebine gelirsek sanırım bu hikayenin kitabını yazacak kadar zamanım yok nefesim de kalbimin zamanı azaldı. Bir gün denk gelir mi bilmiyorum ama başka insanlar okuyacak bunu biliyorum. Bende izi kaldı. Bi yerlerde de kalsın istedim. Dünyada hala güzel şeylerin olabileceğine olan inancım böyle başladı benim. Belki başka hikayelere de ilham olur ya da sadece kelimelerden ibaret kalır burada. Bir varmış bin yokmuş gibi benim adım sır oldu onun adı özgür kuş..

Bir yerlerde hikayeler hala keşfedilmeyi bekliyor.  🕊

20 Aralık 2016 Çarşamba

Shawn James • Through the Valley




5 Yorum

  • Hiç tanımadığın birinden nasıl doğum günü mesajı aldın ben onu anlamadım pek, uzunca bir de. Herhangi bir mecrada doğum günü bilgini paylaştığını görüp seni beğenen ve uzun süredir seni takip eden biri attıysa tamam mantıklı oluyor. Ama okurken gözümde canlanan şey hiç tanımadığın birinden zırt diye SMS gelmesi. Evet buna takıldım.

    1 sene önce
  • Cavss diye olmadı tabi (: kafamın içinde bi nokta var herşeyi yavaş yavaş unutmama sebep oluyo, eksik kısım doğum tarihimin görülebileceği sosyal bi mecrada takip ettiğim edildiğim birisindendi. Ve hikayeyi en kısa haliyle unutmadan yazmaya çalıştım.

  • Bende okula giderken yürüdüğüm kaldırımın üstüne Non Serviam yazdım. Her gördüğümde her üzerinden geçtiğimde içimde ki o Anarşist ruh Bire Oğul artık vakti değilmidir Cenkin der ve susar.

    1 sene önce
  • İçimizde hiç susmayan bi ses var hep, bi de durmayan anarşik bi ruh, değil mi ki hepimiz cenkteyiz ama hepimizin direnişi farklı, ve bi uyanışımız olacak hiç durmadan, yeni bi düzene karşı yeni bi yaşam boy gösterirken.

  • Teşekkür ederim (: bence de

  • Bi yoruma ne dersin ?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir